İcra Borcu Taksitlendirme, Avukata Düşen Borç Taksitlendirme Nasıl Yapılır? 2026

İcra Borcu Taksitlendirme, Avukata Düşen Borç Taksitlendirme Nasıl Yapılır? 2026
İcra Borcu Taksitlendirme, Avukata Düşen Borç Taksitlendirme Nasıl Yapılır? 2026
İçindekiler

Borcunuzu ödeyemediğiniz bir dönemde cep telefonunuza gelen "icra takibi başlatılmıştır" mesajı, hayatınızı alt üst edebilir. Maaşınıza haciz gelme ihtimali, banka hesaplarınızın bloke edilmesi ya da kapınızı çalan icra memurları… Tüm bu senaryolar yüz binlerce vatandaşın günlük gerçeğidir. Ancak bilinmesi gereken en önemli şey şudur: Türk Hukuku borçluya, borcunu taksitler hâlinde ödeme imkânı tanımaktadır. İcra borcu taksitlendirme yalnızca bir hayal değil, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) tarafından güvence altına alınmış yasal bir haktır.

2026 yılı itibarıyla güncellenen harç oranları, dijitalleşen UYAP altyapısı ve değişen Yargıtay içtihatları, icra borcu taksitlendirme sürecini hem kolaylaştırmış hem de bazı noktalarda daha dikkatli olunmasını gerektirmiştir. Bu makalede; icra borcunun nasıl taksitlendirildiğini, avukata düşen borç taksitlendirme prosedürünün ne şekilde yürütüldüğünü, banka icra borcu taksitlendirme seçeneklerini ve mahkeme kararı sonrası icra işlemlerini tüm boyutlarıyla ele alacağız.

Hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak büyük önem taşımaktadır. Sürecin herhangi bir aşamasında tereddüt yaşarsanız, web sitemizin iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.

İcra Borcu Taksitlendirme Nedir ve Hukuki Dayanağı Nelerdir

İcra borcu taksitlendirme, borçlunun icra takibine konu olan borcunu belirli bir plan dâhilinde parça parça ödemesidir. Bu hak, İİK Madde 111 ile doğrudan kanun tarafından tanınmış olup alacaklının onayına bağlı olmaksızın kullanılabilir. Yani borçlu, kanundaki şartları yerine getirdiği takdirde alacaklı istemese dahi borcunu taksitle ödeyebilir.

2026 yılı uygulamalarında icra borcu taksitlendirme iki temel yolla gerçekleşmektedir. Birincisi İİK Madde 111 kapsamındaki yasal taksitlendirme, ikincisi ise alacaklı ya da alacaklı vekili avukat ile yapılan iradi (sözleşmeye dayalı) taksitlendirme protokolleridir. Her iki yolun da kendine özgü şartları, riskleri ve avantajları bulunmaktadır.

Yasal taksitlendirme hakkını kullanmak isteyen borçlunun, icra dosyasına başvurusunu zamanında yapması hayati önem taşır. Aksi takdirde malların satışına gidilmesi hâlinde bu hak ortadan kalkar. Bu nedenle icra borcu taksitlendirme talebinin ne zaman ve nasıl yapılacağını bilmek, borçlunun en temel korunma aracıdır.

İİK Madde 111 Kapsamında Yasal Taksitlendirmenin Şartları

İcra ve İflas Kanunu'nun 111. maddesi, borçluya alacaklının iradesinden bağımsız olarak borcunu taksitle ödeme imkânı sağlar. Ancak bu haktan yararlanabilmek için aşağıdaki şartların tamamının bir arada sağlanması zorunludur:

Bu şartların yerine getirilmesi hâlinde icra müdürlüğü, haciz ve muhafaza gibi icra işlemlerini kendiliğinden durdurur. Borçlunun ayrıca mahkemeden karar almasına gerek yoktur. İcra borcu taksitlendirme bu yönüyle borçluya doğrudan kanundan doğan güçlü bir koruma kalkanı sunar.

Peşinat Hesaplamasında Dikkat Edilecek Hususlar

Peşinat hesaplanırken yalnızca ana borç tutarı değil, dosyadaki tüm kalemler dikkate alınır. 2026 yılı verilerine göre bir icra dosyasının toplam borcunu oluşturan unsurlar şunlardır:

Örneğin toplam dosya borcu 100.000 TL olan bir icra takibinde, borçlunun İİK Madde 111 kapsamında en az 25.000 TL peşinat yatırması ve kalan 75.000 TL'yi üç eşit taksitte (25.000 TL x 3) ödemesi gerekir.

Avukata Düşen Borç Taksitlendirme Süreci

Uygulamada borçluların en sık karşılaştığı durumlardan biri, alacaklının borcun tahsilini bir avukata devretmiş olmasıdır. Bu durumda avukata düşen borç taksitlendirme meselesi gündeme gelir. Avukata düşen borç taksitlendirme kavramı, banka veya alacaklı tarafından yetkilendirilen bankanın veya alacaklının avukatı aracılığıyla gerçekleştirilen yapılandırma sürecini ifade eder. Önemle belirtmek gerekir ki; dosyanın avukatı borcu taksitlendirmek veya yapılandırmak zorunda değildir. Ancak alacağı tahsil edebilmek amacıyla taksitlendirme veya yapılandırma yoluna gidebilir. Genellikle borçlunun üzerine kayıtlı mal varlıkları ve maaşı olmadığı, alacağı tahsil etmenin zor olduğu ve faizlerin düşük olduğu durumlarda taksitlendirme ve yapılandırma söz konusu olur. 

Avukata düşen borç taksitlendirme iki farklı aşamada gerçekleşebilir. Birincisi, henüz icra takibi açılmadan avukatın gönderdiği ihtarname aşamasında yapılan uzlaşma; ikincisi ise icra dosyası açıldıktan sonra icra dairesinde düzenlenen ödeme taahhüdüdür. 

İcra Takibi Açılmadan Önce Avukatla Uzlaşma

Borç bir avukata intikal etmiş ancak henüz icra takibi başlatılmamışsa, avukata düşen borç taksitlendirme en esnek biçimiyle bu aşamada yapılabilir. Çünkü henüz ortada icra masrafı, harç veya vekalet ücreti gibi ek kalemler yoktur. Borçlunun ödeyeceği toplam tutar, yalnızca asıl alacak ve varsa gecikme faizinden ibarettir.

Bu aşamada yapılan taksitlendirme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre taraflar arasında serbest iradeyle kurulan bir sözleşme niteliğindedir. Avukat, müvekkili olan alacaklıdan aldığı yetki çerçevesinde borçluyla taksit planı üzerinde anlaşabilir. 2026 yılı uygulamalarında bankalar, avukatlarına genellikle 12 ile 36 ay arasında vade yetkisi vermektedir.

Avukata düşen borç taksitlendirme sürecinde yapılan protokolün yazılı olması ve her iki tarafça imzalanması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından son derece önemlidir. Sözlü anlaşmalar ispat güçlüğü yaratacağından mutlaka yazılı protokol tercih edilmelidir.

İcra Safhasında Ödeme Taahhüdü ile Taksitlendirme

İcra dosyası açıldıktan sonra avukata düşen borç taksitlendirme, icra dairesinde düzenlenen ödeme taahhüdü yoluyla gerçekleştirilir. Bu taahhüt, İİK Madde 111'deki yasal taksitlendirmeden farklıdır çünkü burada alacaklı vekilinin (avukatın) rızası gereklidir; ancak taksit sayısı ve süre konusunda yasal bir üst sınır yoktur.

Ödeme taahhüdünün geçerliliği için şu koşulların sağlanması zorunludur:

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, borç miktarının belirsiz olduğu veya taksit tarihlerinin muğlak bırakıldığı taahhütler geçersiz sayılmaktadır. Bu nedenle avukata düşen borç taksitlendirme kapsamında düzenlenecek ödeme taahhütlerinde her ayrıntının titizlikle hesaplanması gerekir.

Kritik uyarı: Ödeme taahhüdünü ihlal eden borçlu, İİK Madde 340 uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsiyle karşı karşıya kalabilir. Bu yaptırım cezai nitelikte değil, disiplin amaçlı bir yaptırımdır ve şikâyete bağlıdır.

Banka İcra Borcu Taksitlendirme Seçenekleri

Türkiye'de icra dosyalarının büyük çoğunluğu banka alacaklarından kaynaklanmaktadır. Kredi kartı borçları, bireysel krediler ve ticari kredi borçları en yaygın icra konularıdır. Banka icra borcu taksitlendirme konusu bu nedenle milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendirmektedir.

Banka İçi Yapılandırma Süreçleri

Banka icra borcu taksitlendirme sürecinde ilk adım, borcun henüz hukuk departmanına veya dış avukata devredilmeden bankanın kendi bünyesinde yapılandırılmasıdır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca, kredi kartı asgari ödeme tutarının ödenmemesi hâlinde yasal takip süreci 90 gün sonunda başlamaktadır.

Bu 90 günlük süre içerisinde banka icra borcu taksitlendirme talep eden borçlu, bankanın müşteri hizmetleri veya tahsilat departmanıyla iletişime geçerek ödeme planı oluşturabilir. 2026 yılında bankaların çoğu, dijital bankacılık uygulamaları üzerinden online yapılandırma imkânı sunmaktadır.

Varlık Yönetim Şirketlerine Devir Öncesi Son Şans

Bankalar, tahsil edemedikleri alacaklarını belirli bir süre sonra Varlık Yönetim Şirketleri'ne (VYŞ) iskontolu olarak devredebilir. Bu devir gerçekleşmeden önce banka icra borcu taksitlendirme yapmak, borçlu açısından genellikle daha avantajlıdır. Çünkü banka ile yapılan yapılandırmada ana para indirimi veya faiz silme gibi imkânlar söz konusu olabilirken, VYŞ'ye devir sonrası bu esneklik azalır.

2026 yılı merkez bankası politika faizine bağlı olarak, icralık banka borçlarında uygulanan temerrüt faizi yıllık %30 ile %45 arasında değişmektedir. Bu nedenle banka icra borcu taksitlendirme işlemi ne kadar erken yapılırsa, borçlunun üzerine binen faiz yükü de o kadar azalacaktır.

Banka Avukatı ile Protokol İmzalanması

Borç bankanın anlaştığı bir avukata devredilmişse, banka icra borcu taksitlendirme süreci bu avukat aracılığıyla yürütülür. Avukat, bankanın belirlediği yetki sınırları çerçevesinde borçluyla protokol imzalayabilir. Bu protokolde dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

Banka icra borcu taksitlendirme konusunda bilgi almak ve süreci doğru yönetmek için web sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.

Mahkeme Kararı Sonrası İcra İşlemleri ve Taksitlendirme

Mahkeme kararı sonrası icra işlemleri, ilamsız takiplere göre önemli farklılıklar içerir. Bir mahkeme kararına (ilama) dayanan icra takiplerinde, borcun varlığı ve miktarı yargısal olarak kesinleşmiş durumdadır. Bu nedenle mahkeme kararı sonrası icra işlemleri kapsamında borçlunun itiraz hakları oldukça sınırlıdır.

İlamlı İcra Takibinde Taksitlendirme İmkânları

Mahkeme kararı sonrası icra işlemleri başlatıldığında borçlu, İİK Madde 111'deki yasal taksitlendirme hakkından ilamsız takiplerdeki gibi yararlanabilir. Ancak uygulamada ilamlı takiplerde alacaklılar, borcun yargı yoluyla kesinleşmiş olması nedeniyle taksitlendirmeye daha az sıcak bakmaktadır.

Mahkeme kararı sonrası icra işlemleri kapsamında taksitlendirme yapmak isteyen borçlunun en etkili stratejisi, alacaklı veya alacaklı vekiline yazılı bir ödeme teklifi sunmaktır. Bu teklif kabul edilirse icra dairesinde resmi taahhütname düzenlenir.

Tehir-i İcra (İcranın Geri Bırakılması) Mekanizması

Mahkeme kararı sonrası icra işlemleri devam ederken borçlu, kararı istinaf veya temyiz yoluna taşıyabilir. Üst mahkemeye başvuru, icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Ancak borçlu, İİK Madde 36 uyarınca borcun tamamını karşılayacak miktarda teminat göstererek icranın geri bırakılmasını sağlayabilir.

Tehir-i icra kararı, mahkeme kararı sonrası icra işlemleri sürecinde borçluya önemli bir nefes alma imkânı tanır. Teminat olarak nakit para, banka teminat mektubu veya taşınmaz ipoteği gösterilebilir. 2026 yılında UYAP sistemi üzerinden teminat yatırma işlemleri elektronik ortamda hızlıca gerçekleştirilebilmektedir.

İlamlı Takiplerde Harç Farklılıkları

Mahkeme kararı sonrası icra işlemlerinde peşin harç alınmaz. Ancak tahsil harcı oranları ilamsız takiplerle aynıdır:

Bu harçlar, mahkeme kararı sonrası icra işlemleri kapsamında taksitlendirme yapılırken toplam borç hesabına eklenir ve borçlu tarafından ödenmesi gereken tutarı doğrudan etkiler.

Taksit İhlalinin Hukuki Sonuçları

İcra borcu taksitlendirme sürecinde en kritik konu, taahhüt edilen taksitlerin zamanında ödenmesidir. Tek bir taksitin bile gecikmesi, ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

İİK Madde 340 Uyarınca Tazyik Hapsi

İİK Madde 340 hükmüne göre, icra dairesinde verdiği ödeme taahhüdünü makul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir. Bu yaptırım bir ceza mahkûmiyeti değildir; borçlu taahhüdünü yerine getirdiği anda serbest bırakılır.

Tazyik hapsinin uygulanabilmesi için şu koşulların varlığı aranır:

İİK Madde 111'deki Yasal Taksitlendirmede İhlal

İİK Madde 111 kapsamındaki yasal taksitlendirmede bir taksitin ödenmemesi hâlinde, icra işlemleri kaldığı yerden devam eder. Haciz, muhafaza ve satış işlemleri yeniden başlatılabilir. Ancak bu durumda tazyik hapsi uygulanmaz çünkü ortada icra dairesinde düzenlenmiş bir taahhütname bulunmamaktadır.

2026 Yılında UYAP Üzerinden İcra Borcu Taksitlendirme

2026 yılı, icra borcu taksitlendirme süreçlerinde dijitalleşmenin en ileri seviyeye ulaştığı yıl olmuştur. UYAP Vatandaş Portalı üzerinden borçlular, icra dosyalarının güncel durumunu sorgulayabilir, borç hesabını görebilir ve online ödeme yapabilir.

Dijitalleşmenin icra borcu taksitlendirme sürecine getirdiği yenilikler şunlardır:

Gerçekçi Bir Örnek Olay

Borçlu Ali Bey, bir bankadan kullandığı 80.000 TL tutarındaki bireysel krediyi ödeyememiş ve banka alacağı avukata intikal etmiştir. Avukat, Ali Bey'e ihtarname gönderdikten sonra icra takibi başlatmıştır. Ödeme emrinin tebliği sonrasında dosya borcunun güncel hesabı şu şekildedir:

Ali Bey, İİK Madde 111 kapsamında yasal taksitlendirme hakkını kullanmak istemiştir. Bu durumda:

Ali Bey peşinat tutarını karşılayamadığı için avukatla görüşmüş ve 12 taksitte ödeme planı üzerinde anlaşmışlardır. İcra dairesinde resmi ödeme taahhüdü düzenlenmiş ve Ali Bey bu sayede maaş haczi riskinden kurtulmuştur. Ancak Ali Bey, tek bir taksiti dahi aksatması hâlinde İİK Madde 340 uyarınca tazyik hapsiyle karşılaşabileceğinin bilincindedir.

Bu örnek, icra borcu taksitlendirme sürecinin tüm boyutlarını somut olarak gözler önüne sermektedir.

İcra Borcu Taksitlendirme Sürecinde Borçlunun Hakları

İcra borcu taksitlendirme sürecinde borçlu, pek çok yasal hakka sahiptir. Bu hakların bilinmesi, sürecin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşır:

Borçlunun bu haklarını etkin kullanabilmesi için hukuki destek alması önerilir. Detaylı bilgi için web sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Düşen Borç Taksitlendirmede Dikkat Edilmesi Gereken Tuzaklar

Avukata düşen borç taksitlendirme sürecinde borçluların en sık düştüğü hatalar ve dikkat etmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Bu hataların farkında olmak, ileride yaşanabilecek ciddi mağduriyetlerin önüne geçer.

Banka İcra Borcu Taksitlendirmede 2026 Yılı Güncel Stratejiler

Banka icra borcu taksitlendirme konusunda 2026 yılında borçluların uygulayabileceği etkili stratejiler vardır. Bu stratejiler, borcun toplam maliyetini düşürmek ve süreci borçlu lehine yönetmek açısından belirleyicidir.

Birinci strateji: Erken müdahale. Banka icra borcu taksitlendirme talebi, borç avukata düşmeden önce yapılırsa icra masraflarından, vekalet ücretinden ve harçlardan tasarruf edilir. Bir banka kredisi borcunun icra aşamasına gelmesi, toplam borcu ortalama %25-40 oranında artırmaktadır.

İkinci strateji: Toplu ödeme teklifi. Banka icra borcu taksitlendirme yerine borçlu elinde yeterli nakit varsa, toplu ödeme karşılığında faiz ve masraf indirimi talep edebilir. Bankalar, alacağın tamamını tek seferde tahsil etme imkânına karşılık genellikle önemli indirimler yapmaktadır.

Üçüncü strateji: Yapılandırma dönemlerini takip etme. Bankalar, belirli dönemlerde toplu yapılandırma kampanyaları düzenler. Bu kampanyalar sırasında banka icra borcu taksitlendirme şartları normalden çok daha uygun olabilir.

İcra Borcu Taksitlendirme ile İlgili Yargıtay İçtihatları

İcra borcu taksitlendirme konusundaki Yargıtay kararları, uygulamaya yön vermekte ve borçlunun haklarının sınırlarını çizmektedir. 2026 yılı itibarıyla öne çıkan içtihatlar şunlardır:

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarına göre, İİK Madde 111 kapsamındaki taksitlendirmede peşinatın nakden ve defaten ödenmesi şarttır. Çekle veya senetle ödeme teklifi kabul edilmez.

Yine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ödeme taahhüdünde borç miktarının açık ve net şekilde yazılmamış olması hâlinde taahhüdün geçersiz sayılacağını ve taahhüt ihlali nedeniyle tazyik hapsi uygulanamayacağını istikrarlı biçimde içtihat etmiştir.

Ayrıca Yargıtay, alacaklının rızasıyla yapılan taksitlendirme protokollerinde tarafların eşit iradeyle hareket etmesi gerektiğini, borçlunun baskı altında imzaladığı protokollerin iptali yoluna gidilebileceğini belirtmiştir.

Mahkeme Kararı Sonrası İcra İşlemlerinde Zamanaşımı

Mahkeme kararı sonrası icra işlemleri başlatılırken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri zamanaşımıdır. İlamlı takiplerde zamanaşımı süresi, kural olarak 10 yıldır. Ancak mahkeme kararı sonrası icra işlemleri sırasında her icra takip işlemi zamanaşımını keser.

Borçlunun zamanaşımı def'ini ileri sürebilmesi için, icra takibine konu ilamın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl boyunca alacaklı tarafından herhangi bir icra işlemi yapılmamış olması gerekir. Mahkeme kararı sonrası icra işlemleri kapsamında zamanaşımı, İcra Hukuk Mahkemesi'ne şikâyet yoluyla ileri sürülür.

İcra Borcu Taksitlendirmede Doğru Adımları Atmak

İcra borcu taksitlendirme, borçlu için hukuk sisteminin sunduğu en önemli koruma mekanizmalarından biridir. 2026 yılı itibarıyla güncellenen mevzuat, artan dijitalleşme imkânları ve yerleşik Yargıtay içtihatları, bu hakkın etkin kullanımını kolaylaştırmıştır. Ancak icra borcu taksitlendirme sürecinde yapılacak en küçük hata bile tazyik hapsi, maaş haczi veya mal kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.

Avukata düşen borç taksitlendirme, banka icra borcu taksitlendirme ve mahkeme kararı sonrası icra işlemleri gibi her bir alt sürecin kendine özgü kuralları ve riskleri vardır. Borçlunun bu kuralları bilmesi, haklarını savunabilmesi ve doğru stratejiyi belirleyebilmesi için profesyonel hukuki destek alması büyük önem taşımaktadır.

Hukuki haklarınız konusunda bilgi edinmek ve icra borcu taksitlendirme sürecinizi güvenle yönetmek için web sitemizin iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra Borcu Nasıl Taksitlendirilir

İcra borcu taksitlendirilmesi iki temel yolla mümkündür. Birinci yol İİK Madde 111 kapsamındaki yasal taksitlendirmedir; bu yolda borçlu, toplam borcun %25'ini peşin ödeyerek kalan tutarı 3 eşit taksitte ödeyebilir. İkinci yol ise alacaklı veya alacaklı vekiliyle icra dairesinde düzenlenen ödeme taahhüdüdür. İcra borcu taksitlendirilirken dosyadaki tüm kalemlerin (asıl alacak, faiz, harç, vekalet ücreti) hesaba katılması zorunludur.

İcra Borcu Taksitlendirme Nasıl Yapılır

İcra borcu taksitlendirme yapmak isteyen borçlu, öncelikle icra dosyasının güncel borç miktarını UYAP Vatandaş Portalı üzerinden veya icra dairesinden öğrenmelidir. Ardından yasal taksitlendirme yolunu tercih edecekse satış talebinden önce icra dairesine başvurmalıdır. Alacaklı vekiliyle anlaşma yolunu tercih edecekse ise avukatla iletişime geçerek ödeme planı müzakeresine başlamalıdır. İcra borcu taksitlendirme sürecini profesyonel hukuki destekle yürütmek, hak kayıplarını önlemenin en güvenilir yoludur.

İcra Borcu Taksit Olur Mu

Evet, icra borcu taksit olur. Türk hukuk sisteminde icra borcu taksitlendirme hem yasal düzenlemelerle hem de taraf iradesiyle mümkün kılınmıştır. İİK Madde 111, borçluya alacaklının rızasını aramaksızın borcunu taksitle ödeme hakkı vermektedir. Bunun dışında alacaklıyla yapılacak anlaşmalarla çok daha esnek taksit planları oluşturulabilir. İcra borcu taksit olur mu sorusunu soran vatandaşlar, bu hakkın kanuni bir güvence olduğunu bilmelidir. Ancak taksitlendirme şartlarına uyulmaması hâlinde ciddi yaptırımlarla karşılaşılabileceği unutulmamalıdır.

Maaş Haczi Varken İcra Borcu Taksitlendirilebilir Mi

Maaşına haciz konulmuş bir borçlu dahi icra borcu taksitlendirme talebinde bulunabilir. Alacaklı vekiliyle yapılan ödeme taahhüdü kabul edilirse, maaş haczi kaldırılabilir. Ancak İİK Madde 111 kapsamındaki yasal taksitlendirmede peşinat ve taksit şartları sağlanmadıkça maaş haczi kalkmaz. Borçlunun maaşının en fazla 1/4'üne haciz konulabileceği kuralı, taksitlendirme sürecinde de geçerliliğini korur.

Avukata Düşen Borçta İndirim Yapılabilir Mi

Avukata düşen borç taksitlendirme sürecinde indirim yapılıp yapılamayacağı, alacaklının türüne ve avukatın yetki kapsamına bağlıdır. Bankalar, avukatlarına belirli ölçüde indirim yetkisi verebilir. Özellikle toplu ödeme tekliflerinde faiz ve masraf indirimi sağlanabilir. Ancak avukata düşen borç taksitlendirme kapsamında yapılan her indirim, alacaklının yazılı onayına tabidir. Borçlunun avukatla müzakere sürecini titizlikle yürütmesi ve her anlaşmayı yazılı hâle getirmesi önerilir.

Yazar: Av. Burhan Kaan Bay

Hukuki haklarınızı korumak için zaman kaybetmeden uzman bir görüş alın. Şişli Mecidiyeköy’ün merkezinde, Mecidiyeköy Metro ve Metrobüs duraklarına sadece 10 Dakikalık yürüme mesafesinde olan büromuzda, Tüketici Hukuku alanında profesyonel danışmanlık sağlıyoruz. Şişli Mecidiyeköy Tüketici Hukuku avukatı arayışınızda, Randevu ve detaylı bilgi için iletişim sayfamızı ziyaret edebilir veya hemen bizi arayabilirsiniz.

?>
0534 694 94 72 WhatsApp